0645

tatlı taze

İngiliz televizyonu, hint yemeği, ping pong, separate taps, charity shops, dev waitrose, çift katlı otobüsler; evet yeniden teyzeler ülkesi (olayının bir kraliçe olmasına şaşmamalı) ingiltere’deyim (ayrıca öyle hipsterlığın merkezi gibi durduğuna da bakılmamalı, belki londra’ya değil ama ingiltere’ye genel bir bakış buranın gerçek bir teyzeland olduğunu tescilleyecektir). Eh ben de bir teyzeyim ve teyzeleri severim, yani sonuçta burayı baya bir özlediğimi itiraf etmem lazım. Sebebi ziyaretime gelince, artık resmi olarak master sansoy oldum, diplomayla tescillendim, evet. Zor ama değer bir yıl olan 2009’u geç de olsa öpüyorum ve otel odalarını seviyorum (bi kafaları var).

Comments (View)

Karışıklık by gülriz

1. Üsküdar’a Giderken - Mustafa Özkent 
2. Sür Efem Atını - Mazhar Fuat 
3. Çıt Çıt Çedene - Barış Manço 
4. Ve Ölüm - Üç Hürel 
5. Kirpiklerin Ok Ok Eyle - Alpay 
6. Yalan Dünya - Selda Bağcan 
7. Aç Kapıyı Gir İçeri - Özdemir Erdoğan 
8. Dan Dan - Güneri Tecer 
9. O Günler - Selda Bağcan 
10. Mesafeler - Erkin Koray 
11. Ömür Biter Yol Bitmez - Üç Hürel 
12. Eğri Eğri Doğru Doğru - Barış Manço 
13. Yuh Yuh - Selda Bağcan 
14. Yaz Gazeteci - Derdi Yoklar

Comments (View)
[Flash 9 is required to listen to audio.]
played 30 times

Bu postu okuyabilecek herkes dinlemiştir bu şarkıyı heralde, ama yine de burda olması iyi olur gibi geldi. Kafa düşürücü insanlık hali bir konsepti yumuş bir şeye çevirdiği için bile çok güzel. Büyük Ev Ablukada - En Çirkini Güzellerin

Biraz da Sartre konuşsun: ”Varlık, benliğin kendisine doğru yönelen bir ilişki değildir, o doğrudan doğruya bu benliğin kendisidir. Gerçekleşemeyen bir içkinlik, olumlanamayan bir olumlama, etkilenemeyen bir etkinliktir. Çünkü o kendisiyle o denli doludur ki, sanki her bir şey, varlığın içinden, varlığın kendini olumlamasını çıkarıp kurtarmak için, varlığın bu doluluğunun giderilmesi gerektiğini göstermektedir.”

Comments (View)
[Flash 9 is required to listen to audio.]
played 41 times

vurdum onu dandan
aşkın sonu dandan
bir kurşundu dandan
ağladım sonradan

(ARI arşivinden sevgilerle)

Comments (View)

içimdeki küçük idare lambası

Uzun zaman yazmayınca ve son postum da griple ilgili olunca, farkında olmadan bir endişe ortamı yaratmışım, endişeye yine mahal yok, hayattayım, iyiyim.

İyi olmakla birlikte (ve belki de bu sebepten), diyecek pek birşeyim yok aslında, ama şu sıralar okumakta olduğum Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur adlı romanından bir alıntım var;

”Yalnız insanoğlunda idi ki yekpare ve mutlak zaman, iki hadde ayrılıyor, içimizde bu küçük idare lambası, bu isli aydınlık çırpındığı, çok basit şeylere kendi mudil riyaziyesini soktuğu için, süreyi toprağa düşen gölgemizle ölçtüğümüz için, ölümle hayatı birbirinden ayırıyor ve kendi yarattığımız bu iki kutbun arasında düşüncemiz bir saat rakkası gibi gidip geliyordu. İnsanoğlu, zamanın bu mahpusu, onun dışına fırlamağa çalışan bir biçare idi. Onun içinde kaybolacağı geniş ve biteviye akan nehrinde herşeyle beraber akacağı yerde, onu dışarıdan seyre çalışıyordu. Onun için bir ıstırap makinesi olmuştu. Bir itiliş, haydi ölümün ucundayız; herşey bitti. Mademki sıfırın bütününü kırdık, adet olmaya razı olduk, bunu kabul etmek lazım. Fakat hız bizi kendiliğinden öbür hadde götürüyor; hayatın ortasındayız, onunla doluyuz, tekrar hızımızın oyuncağıyız; fakat bu sefer, bu sefer terazi mutlak surette ölüme doğru eğiliyordu. Bütün ıstıraplar kendi misilleriyle artacaklardı.”

Comments (View)

huf

Domuz gribi oldum dostlar. Ama normal gripten farkı yokmuşmuş, kendi kendine geçiyormuş falan filan, o yüzden endişeye mahal yok. Tek kötü yanı millete bulaşmasın diye evde hapsolma kısmı.

Dün hastalığım sebebiyle dünya tarihindeki diğer büyük epidemikleri araştırdım, çok ilginç bir konu. Şu domuz gribinin, meşhur ispanyol nezlesi ve kuş gribiyle dahi bağlantısı var, virüs mevzusu büyüleyici. Neden biyolog falan olmadım pişmanım açıkçası.

Bilim cahili halimle anladığım kadarıyla bu flu virüsü 10 ila 30 yıl arasında sürelerde yenilenip yenilenip yeniden herkese bulaşır hale geliyor. Normal grip virüsünün de binde bir falan öldürücülüğü varmış, ama bu virüs daha az kişiyi hasta ettiğinden yekünde daha az kişi ölüyormuş, yeni bir virüs gelince hemen hemen hiç kimse bağışıklık geliştirmemiş olduğundan daha fazla kişi hasta oluyor böylece daha çok insan ölüyor falan filan, benim anladığım budur bu influenza meselesinde. Anlatabildim mi bilmiyorum, zira hem gripten hem de parasetamolden kafam biraz iyi gibi, şurdan da bakılabilir o yüzden.  

Comments (View)
[Flash 9 is required to listen to audio.]
played 29 times

Smiths gecesi şerefine. Biz çok iyiyiz de trip’e ne oldu. I won’t share you trip, bilesin.

Comments (View)
Bu da Mustafa Sandal’dan aklıma geldi. Senelerce musti’yle hello kitty’i karıştırmışım ama musti bambaşkaymış. 

Bu da Mustafa Sandal’dan aklıma geldi. Senelerce musti’yle hello kitty’i karıştırmışım ama musti bambaşkaymış. 

Comments (View)

Ya bu ‘beni bloguna yaz’ ve türkçe pop referansı meselesi bana nedense ‘yokluğunda çok kitap okudum‘u hatırlattı. Yokluğunda çok blog okudum?

(Linkini verdiğim klipte de literalizm alanında deneysel bir noktaya gidilmiş. Özellikle ‘yokluğunda çok kitap okudum’ kısmında çıkan (2:23); kitap, gözlük ve gözlüğün kalp şeklindeki gölgesi takdire şayan. Fakat hemen ardından çıkan Türkan Şoray korkutuyor.)

Comments (View)
theblanks:

sen de yaz yaz yaz bir bloga yaz bütün sözlerimiyanılırsam çık karşıma göster kendinibelki zamanla teker teker silinirler aklındananlarsın ki boşuna geçmiş bunca zaman
Benden beklenmeyecek türk pop göndermesine kaç puan?

reblog adetten değil ama uçman’a on puan. Ve kimbilir belki bu reblog, blogger’s block’umun da sonu olur.

theblanks:

sen de yaz yaz yaz bir bloga yaz bütün sözlerimi
yanılırsam çık karşıma göster kendini
belki zamanla teker teker silinirler aklından
anlarsın ki boşuna geçmiş bunca zaman

Benden beklenmeyecek türk pop göndermesine kaç puan?

reblog adetten değil ama uçman’a on puan. Ve kimbilir belki bu reblog, blogger’s block’umun da sonu olur.

Comments (View)